Anlayamadığınız Bir Kültür ; Deplasman
Deplasman bir tribün kültürüdür.Yaşanmadan bilinemez, yaşanırsa vazgeçilemez.

Son dönemde ayyuka çıkan deplasman kültürünü baltalama çabaları en nihayetinde amacına ulaştı ve 4 büyük kulüp yönetimi, aciz bir anlayışla ortak karar alarak deplasman taraftarının alınmaması konusunda mutabakata vardı.
Gelin önce size deplasman kültürü hakkında birseyler anlatalım,anlatalım ki neden isyan ettiğimizi bu kültürden bihaber olanlaran anlayabiliyorsa anlasın.
Deplasman; bazen uzun bazen kısa mesafeli,bol çileli yerine göre eğlenceli yerine göre hüzünlü bir süreçtir.Deplasman sevgidir,paylaşımdır,bağımlılıkdır,dostluktur.Kimi zaman kara kışa denk gelir.Çoğu insan evinde oturmuş sobasıyla,doğalgazıyla ısınırken kar da,yağmur da,çamur da o uzun yolları çekmektir.Kimi zaman ise kavurucu sıcaklara denk gelir.Otobüste pişip,adamı kavuran, yakıp yıkan o güneşe inat takımı ayakta tutmaya çalışmaktır.
Büyüğünden küçüğüne,yaşlısından gencine her kesime hitap eden bir tutkudur.Çileside, derdide pistir.Cefa çekmek gerekir.Ama her şeye rağmen güzeldir.Hayatı tribünde geçen bir insan için zevktir.Fikstür açıklanınca hemen gözler deplasman maçlarını arar.Ankara’ya ne zaman gidiyoruz ? İnönü ne zaman ? Samiyen kaçıncı hafta ? İlk deplasman kiminle ? vs. gibi sorular sıkça duyulur.
Heyacanla deplasmanlar beklenir,paralar biriktirilir.Bilet alabilmek için uykusuz kalınır.Bol bol çile çekilir.Hani şu bilet kuyruklarında çekilen anılar kitaplara yazılsa,kütüphaneleri doldurur.Deplasman bir tribün kültürüdür.Yaşanmadan bilinemez, yaşanırsa vazgeçilemez.Kimine göre aptallıktır kimine göre hayat biçimi.Renklerin ve armanın yanında olmanın haklı gururunu yaşamaksa deplasman,taraftarının en büyük hakkıdır.
Gelelim asıl konumuza.Yukarı da uzun uzun bahsettiğimiz değerler bugün elimizden alınmaya çalışılıyor.
Bu kararların altında yatan bahaneler ve gerekçeler bizi ırgalamıyor.Bugün ülke olarak boğazımıza kadar battığımız endüstriyel futbol bataklığının yeni bir cilvesi olarak deplasman yasaklarıyla karşı karşıyayız.Endüstriyel beyinlerin santraç tahtasında ki yeni hamlesi, deplasman ‘kalemizi' yakıp yıkacak cinsten.Eğer bugün şahı kurtarmak için kaleyi feda edersek eğer,yarın ne feda edebileceğimiz bir taşımız, ne de koruyabileceğimiz bir şahımız kalır.
Dememiz o ki; yok edilmek için hummalı bir çalışma yapılan tribün kültürünün en önemli değerlerinden biri olan deplasmanların yasaklanması demek,bizi iyi günlerin beklemediğinin net bir açıklamasıdır.Bugün susarsak ve deplasmanın ne olduğunu bilmeyen endüstriyel beyinlere boyun eğersek şayet,ilerleyen zamanlarda gönül verdiğimiz renkler uğruna harcadığımız bir çok hakkımızın da aynı mantıkla gasp edileceği oldukça net.
Kulübümüz adına bu karara imza atanlara söylemek isteriz ki ;
Bu kulübü büyük yapan, masa başında elde etmeye çalıştığınız maddi sebepler değil, milyonlarca insanın yüreğinde bulunan manevi değerlerdir.Kurulduğu günden beri sadece halkın sahibi olduğu, hiçbir kuruma ve kuruluşa hizmet etmeyen bu asırlık çınarı,köklerinden koparmaya çalışmanızın hesabını tarih mutlaka sizden soracaktır.Taraftarı taraftar yapan bir çok değeri yok etmenizden sonra, son olarak deplasman yasağına imza atmanız,yapmış olduğunuz bir çok pozitif icraatın yanına büyük bir eksi olarak kazınacaktır.
Sırf Fenerbahçe' yi yanlız bırakmamak adına gittiğimiz İnönü,Samiyen ve Trabzon deplasmanlarını elimizden alan kararın altına imza atmanız,sizi tribün tarihimizde hak ettiğiniz yere mutlaka kazıyacaktır.

